Titian Kimdir? Titian Hayatı

Titian; 1488 yılında Pieve’de dünyaya gelmiştir. Ailesi İtalya’nın zengin ve soylu kişilerindendir. Tam ismini kullanmamış olup; bazı çevrelerce Tiziano Vecellio olarak bilinmiştir. Gençlik yıllarında İtalya’nın en ünlü ressamlarından belli bir süre atölye dersleri almıştır. Aldığı dersler ve kendi görüşleri ile Rönesans akımına katılmış ve bu yönde eserler vermeye başlamıştır.

Titian Hangi İsimlerden Etkilenmiştir?

Titian; Venedik ziyaretlerinden birinde uzun süre etkisinde kaldığı Giorgine ile tanışmıştır. Bu ressam ile oldukça ünlü olan Fandoco Dei Tedesch yapıtlarını süslemişlerdir. O dönemde ikilinin yaptığı çalışma oldukça yankı bulmuştur. Ancak nemli ve sürekli yağmurlu olan hava şartlarından kaynaklanarak bu eserler zaman içinde kaybolmuştur.

Ünlü ressamın etkisinde kalan Titian; zamanla kendi ritmini bulmuştur. Buna göre fırça kullanımını kendi matematiği üzerinde tuvale uygulamış ve seçtiği renkler uyumlu bir yapıyla eserde yankı bulmuştur. Gerçek kişiliğini ise; Giorgine ölünce keşfetmiştir. İnsanın son derece önemli olduğu Rönesans döneminde hümanizm oldukça yaygınlaşmaya başlamıştır.

Matbaanın yaygınlaşması, coğrafi keşifler gibi gelişmeler sayesinde eski ortaçağ görüşlerinden ayrılan sanat; Titian gibi ünlü bir ressamı da etkilemiştir. Klasik eserler yerine Rönesans etkisinde eserler vermeye başlamıştır. Buna göre gölge, ışık ve perspektif oldukça önemlidir. Aynı zamanda tek düze olan renk kullanımı çeşitlenmiştir. Tablolarda görülen porte geleneği yerini doğa resimlerine bırakmaya başlamıştır. Eserlerinde; sıcak ve parıltılı renkler daha fazla kullanılmıştır.

Titian’ın Eserlerine Genel Bakış

Morosini Sarayı’nda bulunan Hercules resmi onun ilk başyapıtıdır. Herkes tarafından bilinen ve beğenilen bir resimdir. Yaşadığı dönemi en güzel şekilde ifade eden ve dini motifleri kullanarak modern çağın getirilerini de resmetmeyi başarmıştır. Daha sonra Giorgine ile yaptıkları ortak çalışmalarla modern sanatın liderleri olarak anılmaya başlamışlardır. Çok sevdiği arkadaşının zamansız gelen ölümüyle bir süre daha klasik eserler vermeye devam etmiştir. Ancak daha sonra kendi çizgisini bulmuştur.

Titian; ilk solo kombinasyonunu 3’lü bir tablo serisi olarak ortaya koymuştur. Bu eserin ismi Saint Anthony of Padua’dır. Daha geniş ve karmaşık temaları resmetmeyi seven ressam; daha sonraları da bu temaya uygun konular seçmeye devam etmiştir. 1518 yılında ‘Meryem’in Göğe Kabulü’ eserini ünlü Frari Klisesi’nin mihrabı için resmetmiştir. Hem renk hem de gölge ve ışık arasındaki uyum olarak kişiyi heyecanlandıran bir yapıda olduğundan herkes tarafından beğenilerek kabul görmüştür. 1521 yıllarından sonra ise; oldukça tanınmış bir ressam haline gelmiştir.

The Death of Saint Peter Martyr Eserine Genel Bakış

Bu eser; olağanüstü derecede sevilen ve izleyicisini heyecanlandıran bir yapıya sahiptir. Oldukça merak uyandıran bu eser; yöneticiler tarafından ahlaka aykırı bulunduğundan imha edilmiştir. İmha edilmesine rağmen bu eserin kopyaları geleceğe taşınabilmiştir. Aşırı şiddet ve barok stilinin en güzel halini yansıtmaktadır. Sahnelerin güzelliği herkes tarafından heyecanla izlenmiştir. Titian; ne kadar usta ve yetenekli olduğunu bu eserde ortaya koymuştur.

Barok dönemine ait gölge ve ışık sanatının en güzel halini bu tablosunda ortaya koymuştur. Kocaman bir ağaç çevresinde gelişen manzara resmi ve şiddet tablosu izleyicisinin seyrine bırakılmıştır. Bu eser onu alanında lider konumuna getirmiştir. Bunun yanı sıra; kariyerinin zirvesi olarak tanımlanmaktadır.

Ünlü Ressamın Manzara Eserleri

Ressam; oldukça büyük bir servete sahip olmuştur. Bu bakımdan istediği her yeri görebilme ve zamanını tamamen sanatına adayabilme şansı elde etmiştir. Her türden eser vermesi buna bağlı olarak gelişmiştir. Barok dönemi ve Rönesans akımına dâhil olduğu eserlerinden başka Titian bir de manzara resimleri ile meşhur olmuştur.

Çok sevdiği Venedik’te yüksek kesimlerden bir tanesine villa yaptırmıştır. Buradan tüm şehri görebildiği için en güzel manzara eserlerini burada resmetmiştir. Bu ünlü ressamın hayatı 90 yıl kadar daha sürmüştür. Daha sonra Venedik’te görülen veba salgını nedeniyle hayatını kaybetmiştir. Ancak kendisinden sonra gelen pek çok ressama öncülük yapacak eserler meydana getirmiştir. Özellikle barok ve Rönesans dönemini eserlerine ustaca aktarması ve onları birleştirmesi onu alanında lider konumuna getirmiştir.

Urbino Venüs’ü eseri döneminde oldukça hayranlık uyandıran bir çizgi stiline sahiptir. Ayrıca bu eserde kullanılan renkler; kendisinden sonra gelen ressamlara ilham kaynağı olacak şekilde gölge ve ışıkla uyumlu bir şekilde tasarlanmıştır. Kendi içerisindeki ritmik hareketleri göz önüne serilmiş ve matematiği çözüldüğünde ortaya sanat tarihine geçecek kadar önemli bir teorinin pratiği olma özelliği çıkmaktadır. Bu teoriye göre renklerin ışıkla ters orantılı olarak kullanılması resme farklı bir ahenk katmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir