Pierre- Aguste Renoir Kimdir? Pierre- Aguste Renoir Hayatı

Pierre- Aguste Renoir; 1841 yılında dünyaya gelmiş olup; izlenimcilik akımının önde gelen temsilcilerindendir. Orta halli bir aileden gelen bu ünlü ressam; kendisini her zaman geliştirmiş ve izlenimcilik akımı için oldukça değerli olan eserler ortaya koymuştur. Çocukluk yıllarında rahiplerle birlikte okumuştur. Burada temel eğitimlerini almakla birlikte; resim sanatına ilgisinin olduğunu da öğrenmiştir. Bir süre sonra oğullarının tutkusunu fark eden ailesi onu daha iyi bir eğitim alabilmesi için okuldan alarak Levy kardeşlerin atölyesine vermişlerdir.

Pierre- Aguste Renoir; oldukça usta olan bu sanatçıların yanında porselen tabak boyayarak tekniğini geliştirmiştir. Bu işi sevmiş ve resim sanatının ne kadar hayranlık uyandırdığını bir kez daha keşfetmiştir. Akşamları bu atölyeden sonra eğitim almak için resim atölyelerine gitmiş ve zamanının büyük bölümünü orada geçirmiştir.

Daha sonra büyük makinelerle basım yapan atölyelerle baş etmek zorunda kalan Levy kardeşler; zor anlar yaşamaya başlamışlardır. Mekanik basım, el işçiliğini geçme noktasına gelmiştir. Bu bakımdan bu atölyeden ayrılmak zorunda kalan ünlü ressam; yelpaze boyayan bir atölyeye devam etmiştir. Burada resim yapmak yine ona çok iyi gelmiş ve diğer ressamların 18. yüzyıl eserlerini taklit etmeye başlamıştır. En büyük hayali olan resim sanatıyla uğraşmak için para biriktirmiştir.

Pierre- Aguste Renoir’in Sanat Anlayışı

Yaşadığı dönem 18. yüzyıl tipik sanat anlayışına sahip ressamlar ile dolup taşmaktadır. Ayrıca kültürel ortam da bu yüzyılın felsefesi etrafında gelişmiştir. Tüm orta sınıfın hayatın tadını çıkarmasının etrafında dönen sosyal yaşam; ünlü ressamın eserlerine de yansımıştır. Sanat hayatının ilk yıllarında Manet üslubunu benimsemiş ve ona hayranlık beslemiştir. Bu üslubunu daha sonraları Delacroix renk seçimleriyle birleştirmiştir. Bununla birlikte Renoir’in sanat anlayışına göre hiçbir sanatçıya körü körüne bağlanılmamalı, ressam kendi üslubunu oluşturmalı ve yorumlamalıdır.

Kendi gibi ressam olan en yakın dostu Laporte’nin tavsiyesi üzerine güzel sanatlar akademisi sınavlarına girmiş ve dereceyle bu sınavları kazanmıştır. Daha sonra en ünlü atölyelerden biri olan Charles Gleyre atölyesine girmeyi başarmıştır. Burada sanat anlayışını değiştiren ve yönlendiren ressamlarla tanışmıştır. Bunlar; Bazille, Alfred Sisley ve Cladue Monet’tir. Pierre- Aguste Renoir bu yıllarda sanat salonlarına eserler sunmaya başlamıştır. Bunlardan bir tanesi Peri ile Kır Tanrısı eseri olup; bu eser salona kabul edilmemiştir.

Pierre- Aguste Renoir Hangi Akımlardan Etkilenmiştir?

1863 yılına kadar devam ettiği atölyeden ayrılmıştır. Daha sonra geleceğin izlenimcilik akımına mensup olacak arkadaşlarıyla birlikte açık havada resim yapmaya başlamıştır. Virgile Narcisse ile tanışmış ve bu ressamdan daha açık renkler kullanması gerektiği tavsiyesini almıştır. Burada verdiği eserlerden biri olan ‘Atölye’ ile diğer eseri ‘Cenaze Töreni’ tablolarında Courbet etkisi gözlenmiştir.

Courbet ile bu arkadaşları aracılığıyla tanıştığı bilinmektedir. Pierre- Aguste Renoir aslında tamamen taklit etmekten değil üslubuyla yorumlamaktan dem vuran bir ressamdır. Bu bakımdan eserlerinde tam olarak bir akımın ve ressamın etkilerini görmek oldukça zordur.

Ünlü Ressamın Sanat Eserlerine Genel Bakış

İzlenimcilik akımında olduğu gibi bu ünlü ressam da ışık ve gölgenin ritmik uyumunu tablolarında kullanmıştır. Ancak yine de diğerlerinden ayrılan bir üsluba sahiptir. Geleneksel etkinin altında kalan cilalı görünümü bazen tercih etmiş, ancak gölge ve ışıkla kendi üslubunu yansıtmıştır. Renkleri siyah, koyu yeşil ve soluk mavi olarak tercih etmiş ve tuval üzerine hazırlama renkleri olarak yaymıştır. Bu sayede tablolara cilalı bir görünüm kazandırmıştır.

1867 yılına gelene kadar açık renkler tercih etmiştir. Resmetmek istediği konuyu beyaz tuval üzerine uygulamak için ziftli hazırlamalardan uzak durmuştur. İlk resimlerinde mavi renkten fon yaparken diğer resimlerinde koyu renklerin çoğunu cila niyetine kullanmıştır. Pierre- Aguste Renoir; Pre empresyonizm ve klasik akım arasında bu şekilde bir bağlantı kurmuştur.

Ünlü Ressamın Empresyonizm Akımına Getirdiği Yenilikler Hakkında

Beyaz tuvalin üzerine direkt resim yapmak yerine vernik olarak renkleri kullanmayı tercih etmiştir. Ayrıca 1876 yılına kadar Loca veya Balerin eserlerinde görsel karışıklığı kullanmıştır. Akıma mensup ressamlardan ayrı olarak Pierre- Aguste Renoir; görsel karışıklığı tuval üzerindeki titreşimleri arttırarak ustaca dengelemiştir.

Resme bakanların renkleri daha derinden ayırabilmesi için ufak fırça darbeleri ile resme ve renklerine virgül koymuştur. Bu teknik ile büyük tablolarda ağaçlar ve modellerin daha aydınlık bir biçimde ayrılmasını sağlamıştır. Bu durum onun kendisinden sonra gelen ressamlar tarafından takip edilmesini sağlamıştır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir