Paolo Veronese Kimdir? Paolo Veronese Hayatı

Paolo Veronese; 16. yüzyılın en önemli ressamları arasında yer almaktadır. Ünlü ressam; küçük yaşlarından itibaren resim sanatına olan ilgisi ile bilinmektedir. Babasının yeteneğini fark etmesi ile resim sanatıyla tanışan ünlü ressam; hayatı boyunca pek çok önemli tabloya imzasını atmayı başarmıştır. 1528 yılında doğmuş olup; 1588 yılında henüz 60 yaşında iken hayata veda etmiştir. Ölümüne kadar geçen süre zarfında ise; gelecek nesillere örnek teşkil eden pek çok eser bırakmıştır.

Paolo Veronese’nin Hayatı

Paolo Veronese; 1528 yılında İtalya’nın Verona kentinde doğmuş olup; çocukluk yıllarında babasının anıtsal taş yontmacılığı işinde çalışmaya başlamıştır. Burada insan anatomisini ve heykel sanatını öğrenen ünlü ressamın ortaya çıkardığı işler babasının dikkatini çekmiştir. Veronese’nin resme olan yeteneğini fark eden babası onu; Antonio Badille adındaki ressam amcasının yanına çıraklık yapması için göndermiştir. Burada resim sanatı üzerine detaylı bir eğitim görmenin yanı sıra perspektif ve mimari teknikleri de öğrenmiştir.

Asıl ismi Paolo Caliari olan ünlü ressam; soyadını doğduğu yer olan Verona’dan esinlenerek almıştır. 20’li yaşlarında yaptığı eserler sayesinde pek çok kişi tarafından tanınan bir ressam haline gelen sanatçı; insanların ev duvarlarını süsleme işleri almıştır. Paolo Veronese; büyük boyutlarda resimler ile çalışan bir sanatçı olduğundan dolayı pek çok kilise ve devlet binasının duvar ve tavan süslemelerini yapmıştır.

Venedik’te aldığı işler sebebi ile 1547 yılında Verona’dan taşınarak Venedik’ yerleşmiştir. 1562 yılında yaptığı en önemli eseri olan “Kana’da Düğün” adlı yapıtından sonrasında pek çok iş alan ünlü ressam; 1573 yılında yaptığı “Simon Evinde Akşam Yemeği” adlı tablo sebebi ile engizisyon mahkemesi tarafından yargılanmıştır. Ünlü ressam; 1588 yılında Venedik’te hayata veda etmiştir.

Paolo Veronese’nin Eserleri

Paolo Veronese; maniyerizm akımının en büyük destekçilerinden biri olarak bilinmektedir. Hayatı boyunca pek çok önemli yapıta imzasını atan sanatçının ilk eseri; 1548 yılından henüz 20 yaşında iken Bevilacqua-Lazise ailesinin şapeline yaptığı sunak olarak kayıtlara geçmiştir. Büyük eserler ortaya çıkarmayı seven sanatçının aldığı ilk büyük teklif ise; 1553 yılında Venedik Cumhuriyet Devleti tarafından yapılmıştır.

1547 yılında çıkan büyük yangında zarar gören Dükalık Sarayı’nın tavanını yeniden dekore etmesi işini alan sanatçı; bu iş sayesinde giderek ünlenmeye başlamıştır. 1556 yılında sipariş aldığı San Sabastiano Kilisesi için tavan tablosu “Ester’in Tarihi” bilinen eserleri arasında yer almaktadır. Bunun yanı sıra Marciana Kütüphanesinin tavanın için de büyük bir tablo yapmıştır.

Ünlü ressamın en bilinen eseri; 1562 yılında Panquesten manastırının yemekhane duvarı için yaptığı “Kana’da Düğün” adlı eseridir. Bu eser; Louvre müzesinde sanatseverlere sergilenmektedir. Bunun yanı sıra; Louvre müzesinde yer alan en büyük eser unvanına sahiptir. 1573 yılında Santi Giovanni Paolo Kilisesi için aldığı siparişte yaptığı “Simon Evinde Akşam Yemeği” adlı eseri engizisyon mahkemesi tarafından yargılanmış ve resmin değiştirilmesi istenmiştir. Ancak ünlü ressam bu resmi değiştirmek yerine adını “Levi’nin Evinde Yemek” olarak değiştirerek yargılanmaktan kurtulmuştur.

Paolo Veronese Hangi Akımlardan Etkilenmiştir?

Paolo Veronese; maniyerizm akımını benimsemiş ve bu akımı eserlerine yansıtmış bir sanatçıdır. Maniyerizm diğer anlamı ile üslupçuluk; Rönesans döneminde etkin rol oynamış bir sanat akımıdır. Ünlü ressamın ortaya çıkardığı eserlerde maniyerizm akımı net bir şekilde gözlemlenmektedir. Geç Rönesans ressamlarından biri olan Veronese; ünlü sanatçı Titian’ın etkisi altında kalarak maniyerizm akımını benimsemiştir.

Ünlü ressam; benimsediği maniyerizm akımı ile Rönesans’ın getirmiş olduğu kuralların dışına çıkarak kendinden sonra gelen nesillere örnek olacak eserler bırakmıştır. Kullandığı üslup ve stil sayesinde pek çok kişinin ilgisini çekmeyi başarmış bir sanatçıdır.

Sanatçının Stil Özellikleri

Paolo Veronese; Geç Rönesans dönemi ressamlarından olmakla birlikte maniyerizm akımını benimsemiş bir sanatçıdır. Üslupçuluk olarak adlandırılan bu akıma katılan sanatçının stili; alışılmış olanın dışında kullandığı figürler, olayların net anlaşılmaması ve bunun yanı sıra tablolara kendi fikir ve düşüncelerini aktarması ile diğer ressamlardan farklıdır. Bunun yanı büyük boyutlarda çalışmalar sergileyen bir sanatçıdır.

Ünlü ressam; canlı renkleri kullanarak ortaya pek çok eser çıkarmayı başarmıştır. Bunun yanı sıra sanatçı; alegorik tarzda çizimleri ile bilinmektedir. Alegori sanatı; bir olayın, duygunun veya görüntünün önce zihinde canlandırılması daha sonra zihinde canlanan görüntünün çizilmesidir. Bu stil ile yaptığı pek çok resim; pek çok yerde sergilenmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir